LÜNEPARK
Sana bebekliğinden beri anlattığım ve dinlemekten keyif aldığın masalımız var.
Birvarmış bir yokmuş ...
Çook mu çook tatlı bir ege varmış...
Annesi egeyi lüneparka götürmüş ...
ege lüneparkta atlı karıncaya binmiş, çarpışan arabaya binmiş ...
diye devam eden bir masal...
Bu masalı anlattığımda beni çok dikkatlice sonuna kadar dinliyorsun. Ama sana her anlatışımda bitanem acaba lünepark diye neyi düşünüyor diye içimden geçirirdim ve sonunda seni lüneparkla tanıştırabildim.
Kapalı alanlara gitmemeye özen gösterdiğimiz şu zamanlarda aklımıza evimize çok uzak olmayan ve seninde keyif alacağınız düşündüğümüz masalını dinlerken neyi anlattığımı daha iyi anlayabileceğin o lüneparka gittik. Küçükken babam benide çok götürürdü ne çok keyif alırdım. Gerçi şimdi eskisi kadar lüneparka giden varmı bilmiyorum artık alışveriş merkezlerinde devasal eğlence merkezleri açıldı ama ben yinede seni lüneparkla tanıştırmak istedim.
Gittiğimizde kimseler yoktu hatta çoğu oyuncak çalışmıyordu. Sen bindin ve lünepark ışıklandı :)
Burda tırtıla beraber bindik ama ben çok sürmeden durdurttum. Korktum :) aslında korkmam heyecanı severim ama sen kucağımdayken ne kadar çocuklar için olsada ya bişey olursa yana devrilirse sana bişey olursa diye tedirgin oldum yüksek çok olmasada :)
Güzel ama kısa bir gündü çok az kaldık çünkü hava çook soğuktu üşümeden doğru evimize gittik ve masalda olduğu gibi
Ege annesi ile eve döner eve girince önce ellerini yıkar ve annesine sofrayı hazırlaması için yardım eder önce tabakları koyar sonra kaşıkları ... o sırada kapı çalar gelen egenin babasıdır ....
0 yorum:
Yorum Gönder