22 Ekim 2009 Perşembe


DOLU DOLU 17 AY


Ne kadar da çabuk geçti. Zaman dediğimiz hızla akarken bu 17 ay dolu dolu bir o kadarda mutlu geçti.

Bugün 17. ayını doldurdun meleğim. Hayatımda hiç tatmadığım mutluluğu tattırdın bana her an.

Neler neler yaşadık bu 17 ayda, ne zaman oturacak ne zaman emekliyecek ne zaman diş çıkartacak ne zaman yürüyecek derken arkamı dönüp bir bakıyorumda ne çabuk geçti oysaki herşeyi yapmanı sabırsızlıkla bekliyordum ama artık tadına vara vara ağır ağır geçsin istiyorum zamanın.

Artık yürümüyor koşuyorsun özgür olmana rağmen nereye gideceksen benimde yanında olmamı istiyorsun.

Oyuncaklarınla hala kendi başına oynamıyor yanında isem beraber güzel güzel oynuyorsun. Oyuncaklarını çok iyi tanıyor, sana sorduğumda çok rahat gösteriyorsun.

Aslında sen oyuncaklarla oynamayı değil onları kurcalamayı seviyorsun üstüste takılan haklalarınla oynamaktansa sopa bölümünü döndüre döndüre çıkartmayı kaç parçaya bölünebiliyorsa bölmeyi seviyorsun. Şu sıralar en favori oyuncağın oyuncak laptopun, bizim bilgisayara musallat olma diye sana aldığım ama tuşlarına basacağına mause yerine takıp çıkartmak en sevdiğin şey ve sadece mause yerine takmak olarak kullanmıyorsun onun ucu ile neler yapabilirim diye düşünüyormusun bilmiyorum ama gidip prizdeki çocuk güvenlik kilidini mause kablosunun ucu ile çıkartmaya çalışıyor ve uzun çabadan sonra çıkartıyorsun bunu yaptığına sevindiğimi söyleyemem tehlikeleri henüz bilmiyorsun ve beni korkutuyorsun.

Bir kere oynadığımız ve bir daha oynamayı düşünmediğim fasülye oyunumuz var(dı) kaşıkla diğer kaba koymak mı? ne mümkün etrafa şaçmak varken ve gözle kaş arası azına atıp yutmak varken...

Artık herkesi tanıyor biliyorsun. Kimi sorsam gösteriyorsun. Hangi nesneyi sorsam gösteriyorsun. Senden bişey istediğimde gidip getiriyor yerine koy dediğimde yerlerini biliyorsun.

İşten geldiğimde önce sana sarılmadan ellerimi yıkamaya giderdim ve sen çok ağlardın musade etmezdin. Şimdi alıştın babanla beraber geldiğimizde annecim elimi yıkayıp geliyorum dediğimde babana dönüp banyoyu gösterip elini yıkaması gerektiğini hatırlatıyorsun.

Sana bir oyuncak almıştım pek ilgilenmemiştin. Tamir yapmayı seveceğini düşünüp tamir seti almıştım. Ama artık anladım herşeyin zamanı var... Birgün deden banyodayken kapının kenarında çivinin dışarı çıktığını farkediyor ve sana ege bak çivi çıkmış koş takım setini getir tamir edelim dedecim diyor ve sen hızlı adımlarla odana gidip elinde tamir setinle geliyor ve çekici çıkartıp çiviye vurmaya başlıyorsun.

Herkes öp dediğinde onlara yanak uzatıyor ama benim dudaklarıma yapışıyorsun beni mest ediyorsun. Çok güzel elinle öpücük yolluyorsun.

Dede uyurken nasıl horluyor dediğimde hııııı diyor onu taklit ediyorsun.

Artık çok hareketlisin enerjin eksilmiyor ama annenin enerjisi yavaş yavaş azalıyor meleğim biraz şişko olduğundan :) annennin beli seni taşımaktan çook ağrıyor. Hiç durmuyorsun hep bişeyler yapmak istiyor ama bunu tek başına yapmayıp benide yanında taşıyorsun. Akşam yemeğinde herkes güzel güzel yemeğini yerken sen mama sandalyende durmamak için ağlıyor seni özgür bıraktığımda sen beni esir alıp annenin bir akşam daha aç kalmasına neden oluyorsun. Şikayetçi değilim senin için ömrümün sonuna kadar aç kalmaya razıyım da beni üzen arada kendi kendinede bişeyler yapmıyor olman. Şu sıralar üzerinde bir mızmızlık varki keyfini kaçıran keyfimi kaçıran. Belki diştir diyorum ama bitmiyorki bu dişler daha çook çıkacak var.


Deden ve Benden başka kimseyi aramıyorsun. Akşamları baban geldiğinde önce bir sevinme hareketi yapıyor ama yanına yaklaştırmıyorsun evdeyken seni babanla bırakıp hiçbir iş yapamıyorum dakka geçmeden yanımda bitiyorsunuz. Bana bu kadar bağlı olmanıda istemiyorum babanlada vakit geçirmeni onuda beni sevdiğin gibi sevmeni istiyorum.

Gelelim en zorlandığım ve düzelmesi için bol bol dua ettiğim uyku sorunumuza...
Annecim artık kocaman oldun kendi kendine de uyuyabilmen gerek en kötüsü ben yanında yatsamda sen uyusan ama olmuyor işte uykun geliyor gözleri ovuşturuyorsun hemen seni giydirip yatırmaya kalktığım anda kıyametler kopuyor. Işıklar kapalı evde çıt yok karanlıkta seni görmekte zorlanırken sen oyuncaklarını nasıl görüyorsun ve yataktan kaçıyorsun. Kaç kere seni alıp yatırıyor alıp yatırıyorum. Sonra sağa dön sola dön yastığı evir çevir derken arada ağlamalar arada ayağa alıp sallamalar ve artık bittim diyecekken uyumayacak bu derken sanki o huysuz çocuk gitmiş uslu bir çocuk gelmiş gibi kafanı yastığa koyup biranda uyuyorsun acaba beklediğin bir saat mi var öncesinde sonrasında uyumuyorsun.

Çokmu şikayet ettim seni :) güzelliklerin yanında zorluklarda var tabi bunlarda zor kısımlardı ama ben herşeye rağmen yorgunluğa, unutkanlığa, kendim için bişey yapamıyor olmama ... rağmen iyiki varsın iyiki benimsin seni çok seviyorum bitanem

Bu arada seninle ilgili unuttuğum şey varsa hemen yazacağım buraya atlamak istemiyorum unutmak hiç istemiyorum

*************************************

0 yorum:

Yorum Gönder